
Anadolu’da bir söz vardır: Toprak verdiğini ziyan etmez.
Anadolu insanı, yazın bereketini kışa bırakmayı yüzyıllar önce öğrendi. Güneşte kuruyan domatesler, biberler, patlıcanlar, yazın güneşini içine çeken sebzeler, annelerin ve ninelerin ellerinde kış sofralarına taşınırdı. Ben Elbistan’da büyürken bunu yalnızca bir saklama yöntemi olarak görmedim. Bu, bir yaşam biçimiydi. Yere düşen bir elma bile ziyan olmazdı. Çünkü Anadolu’da bereketin çöpe atılmayacağına inanılırdı. Her şeyin bir değeri, her şeyin yeniden değerlendirilebileceği bir yolu vardı. Ben de o kültürün içinden geldim. Zaman değişse de, bugünün insanı Anadolu’nun o lezzetlerini hâlâ seviyor. Güneşte olgunlaşmış domatesin, kurutulmuş biberin, patlıcanın, kabağın tadını biliyor ve artık zaman hızlı aktığı için insanoğlu yemek için saatlerce sebze hazırlamak, doğramak, pişirmek, beklemek istemiyor.
İşte MacAnatolian tam burada doğdu.
Biz sebzeyi kurutmak için yola çıkmadık. Kurutulmuş sebzeye yeni bir hayat vermek için yola çıktık. Bugün, Anadolu’nun kadim saklama geleneğini pişirme, marinasyon ve modern mutfak anlayışıyla buluşturuyoruz. Bir zamanlar kışa hazırlanan sebzeyi, bugün makarnaya, mezelere, sandviçlere, kahvaltılara, et ve sebze yemeklerine; kısacası hayal edebildiğiniz her sofraya taşıyoruz. Bizim için mesele yalnızca bir ürünü saklamak değildir, bir geleneği geleceğe taşımaktır. Geçmişi olduğu gibi korumanın olanaksız olduğunu biliyoruz. Bu yüzden geçmişin bilgisini alıp bugünün mutfağında yeniden yorumluyoruz. Güneşin sakladığını, Anadolu’nun hafızasından alıp modern sofraların hızına uyarlıyoruz. Bir gün ürünlerimizi anlatırken duyduğum bir cümle, aslında yaptığımız işi çok güzel özetledi: “Siz sebzeyi kurutmuyor, ona yeniden hayat veriyorsunuz!” Gülümsedim. Sonra düşündüm ki, gerçekten yaptığımız şey buydu. Çünkü Anadolu’da öğrendiğim bir şey vardı: Hiçbir şeyi ziyan etme! Bir şeyin ömrünü uzatabilir, değerini artırabilir, onu yeniden yorumlayabilir ve ona bambaşka bir hayat verebilirsin. MacAnatolian, işte bu sözlerin hikâyesidir. Anadolu’nun güneşinden doğan bir geleneğin, modern mutfakta yeniden doğuşudur. Geçmişten gelen bir bilginin, bugünün sofralarına uzanan yolculuğudur.
En önemlisi de: Anadolu’nun bereketine duyduğumuz saygının, bugünün mutfağına bıraktığımız izidir.
Cevher Özcanlı Çetin / Kadın Girişimci
MacAnatolian
Kaynağı Anadolu’dan, Lezzeti Güneşten.
